blogarama.com Politics

Her Yer Kerbela

Aralık 25th, 2006

 Zaman gazetesinde Sadık Yalsızuçanlar * ‘ın bir yazısı .

Kerbela Dünya sizin olsun, beni asıl yurduma gönderin!’ Gözü dönmüş bir başkası atıldı bu kez, hançeri kalbine sapladı. Ben Kerbela’yım, beni bir ağıt tuttu. Hüseyin görünmüyor, nurdan halelere sarılmış. Hüseyin’i Cebrail’ler örtüyor, gözlerden gizlendi. Ben Hüseyin’in yüreğiyim, sadece o görünüyor. Katiller korkuyla geri çekildiler. Başında Ali’yi gördüler. Ali onlara da göründü. Kanat çırpan melekler göründü, Cebrail göründü. Ben Hüseyin’in kandan ve nurdan görünmeyen bedeniyim, yapayalnızım. Ondan başka ilah yoktur, çölden göklere yükseliyor sesim. Peygamber’in sakalına kan bulaştı, Hüseyin’in kanıyla yıkandı. Zalimleri kan tuttu, çöl kan denizine döndü. Hüseyin’in ağıdıyla yeri göğü doldurdu Fatma. Sakine çadırlarda kan ağladı, Zeynep bulutlara karıştı. Kıyamet Aşura günü için yas tuttu. Peygamberler ağladı, dünyanın çarkı çevrildi. Necef şahı başına vurup ağladı, figanı dünyayı yuttu. Peygamber imamesini alıp başını açtı. Gök ve yer titremeye başladı, Cebrail kanatlarını çekti. Diller tutuldu, gözler süzüldü, eller kırıldı, kollar düştü. Hüseyin’in yaralı sinesi cellat çizmesiyle ezildi. Nasıl kıydın ceylana kansız avcı? Sana bu söz yetmez, sana kıyamet gerekmez. Sana cennet gerekmez cehennem gerekmez. Nasıl kıydın Fatma’nın masumuna, Ali’nin canına, Muhammed’in gözbebeğine? Sana dünya gerekmez, ahiret gerekmez. Sana söz yetişmez, ateş yetişmez. Su vermeden hangi kurban kesilmiştir ey mel’un, dili dudağı kavruldu masumun, susuz kaldı, bir damla su verin. Boğazını hangi hançer keser ciğeri ateşle kavrulmuşun? Ben Kerbela’yım ey Muhammed. Gözlerimden yaş değil kan akar, çöl ateşinde zulüm hançeri yedim, zalime yakalandım ey Muhammed. Dağlanan yüreğimin hakkı için, günahsız dökülen kanların hakkı için ey Muhammed, yalvar O’na, güzel isimlerinin hatırı için yakar, kalkış günü yolundan gidenleri bağışlasın. Son sözü, tanıklık oldu Hüseyin’in. Gökler kara giyindi, yer sarsıldı ey Hüseyin. Saba rüzgarı esti, Cebrail tacını alıp ağladı ey Hüseyin. Kandiller söndü, Kerbela kanla yıkandı, ey Hüseyin. Sakine zalimlerin pençesine düştü, dostlarının evi talan edildi ey Hüseyin. Kerbela garibini susuz öldürdüler, Allah’ın gökleri yıkıldı ey Hüseyin!” . devamı için

Sermaye şirketi

Aralık 24th, 2006

Yeni çıkan türk ticaret kanunu sayesinde en az iki gerçek ya da tüzel kişiden kurulması zorunlu olan limited şirketler ile en az beş kişiden oluşan anonim şirketler artık bir tek kişi ben tek kişilik orduyum diyerekten kendi başlarına kimseyi yanına oırtak bulmadan şirketleirni kurabileceklerdir.

Ülkemizde bu kanun sayesinde artık evinde çorap ördügü halde kocasının şirketinin ortagı olan bayanlar ve okulda okurken adına şirket kaydı gozuken üniversiteli talebeleri görmeyeceğiz.Hem ne saçma idi değil mi ? Ben iş yapacağim , tek başına kuramassın git birisini bul ,Bulmuyorum kardeşim.Ben kazanacagim hepsini diyemiyordum.Ha burada devlet baba bana gerçek kişi işletmesi kur deyip ne yapacaksın kurumlar vergisinden gelir vergisine tabi ol aslanlar gibi yuzde 15 vergini öde ne yapacaksın yuzde 20 vergi derken bilmez ki benim çok karlı çalışacagımı , esasında ben boyle daha az vergi verecegimi.

Her ne şekilde olursa olsun kısıtlamanın kalkması hoş.

Ha bir de neden limited şirketlerde ortak sayısı 50 yi geçemiyor ?

Merhaba

Aralık 22nd, 2006

www.netlarus.com/amarat adresindeki beraberliğimiz bu adreste devam edecektir.

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »

wp - ks - amarat - hhder - wp-tr - aytek - femme - xhtml - xfn
Entelektuel.Com 1981-2008 ©
Türkiye Çanakkale Okuyor.

free web counter free web counter
Kapat
E-posta ile paylaş