Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dagıtımı

Aralık 22nd, 2007

transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dagıtımıDevleti alimizin 5549 sayılı kurumlar vergisi kanununun 13.maddesi ile yürürlüğe girmiştir.Maşallah devleti alimiz öyle bir yogun çalışmışki toplamı 10-15 sayfa olan kurumlar vergisi ve sırf 13.maddesinde yer alan bu işlemler için 47 sayfalık bir tebliğ çıkmıştır.Bu yüzden transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dagıtımı çok muhteşemdir.Ne demek 47 sayfa, kanun bu roman değil bunuda göz önünde bulundurmanızı öneririm.
Bu tebliğ ile biz ne anladık demeden önce tebliğin garipligi var o da yaklaşık 15 gün önce çıkan tebliğde uygulamanın başlangıcı 2007 senesinin başlangıcı oluyorki bu nasıl olacak bilinmiyor.Hatta bu teblig üzerine kim ne yapacak bilinmiyor.Yine büyük denetim şirketleri danışmanlık ve vergi hizmetleri adı altında tonla para kaldıracak yeni bir tebliğ olmuştur.
            Bu tebliğ sayesinde şirket kendi iştiraki olan bir başka şirkete mal satarken serbest piyasa ekonomisinde oldugu gibi kafasına göre istediği fiyata satamayacaktır. Yani kardeşim o benim kankamdır iştirakimizdir, canımızdır, cigerimizdir diyip 15 birimlik malı 10 birime satarsan yandıgınızın resmi olacaktır.Bundaki nedeni ise devletimiz böyle bir satıştan arada dogacak 5 birimin ana şirketten iştiraki olan şirkete esasında kar dagıtımını farklı şekillerle yaptıgını söylemektedir. (daha fazla…)

Bir ‘Mutlu Türk’ün Hezeyanları

Aralık 17th, 2007

Bir önceki kitabının kapak tasarımı daha berbattı, en azından bu son kitabında portresine hafif illüstratif kıvam vererek cila atmışlar. Fakat bu estetik çaba da affettirmiyor tabii. Beyefendi, alâmeti fârikaları olan fuları, ak pak kısmî sakalı ve elbette ki şişe dibi gözlükleriyle kötü bir fotoğrafçının kadrajından bize doğru bakıyor kapaktan hâlâ. Bu kompozisyon kimi keşfi acaba? “Ahir ömrümüzde hiçbir akademisyene nasip olmayacak kadar popüler olduk, keyfini çıkaralım bari” diye düşünüp yayınevi editöründen bizzat kendisi mi rica etti, yoksa tamamen “şöyle kapağa güzel bir resmini koyalım, direkt iletişimden yakalarız okuru” hesabı yapan işgüzar tasarımcının ‘cinfikirliği’ mi? Her neyse, iki durumda da nahoş olduğu muhakkak…

Oldum olası adıyla iddialı, çok şey vaad eden kitaplardan uzak durmuşumdur zaten, kitabın ismi de yüzümü buruşturmam için ayrı bir sebep: Demokrasimizle Yüzleşmek. Önceki de en az bunun kadar iddialıydı: Tarihimizle Yüzleşmek. Pek güzel, aralayıveriyorsun sayfaları hooop yüzleşiveriyorsun tarihle ve demokrasiyle! Sayın yazar, şöyle kenara çekilin de eserinizi okuyup ben karar vereyim yüzleşip yüzleşemediğime yahu! Kitapların hacmine bakıyorum, biri 246, diğeri 318 sayfa. Belki değerli profesör, zât-ı şâhânelerine has tekniklerle dağ sıkletindeki meseleleri ‘okuma parçası’ kolaylığında yazıya aktarma kabiliyetine sahip bilemiyorum, fakat şu kadarcık metinden demokrasimizle ve tarihimizle hesaplaşmaya çağırmak takdire şâyân bir entelektüel cesaret doğrusu. (daha fazla…)

Asmalı Çardak

Aralık 17th, 2007

İnsanoğlunun yeryüzünde geçirdiği süre bir ağaç altında gölgelenmek kadar bir şey ya, bir teşehhüd miktarı nefeslenmek için bile olsa, insan başının üstüne bir gölge arıyor. Kıvrılıp bükülerek uzanıp giden tozlu yolların gözde menzilleri pınarlar da, çoğu zaman gölgelerini yol kıyısına seren ağaçlarla birlikte oluyor. Yol bir avula uğradığında, bu gölgelik vazifesini çadırlar devralıyor; köylerden şehirlerden geçtiğinde, çadırların yerini, toprak damlı evler, oluklu kiremit döşenmiş çatılarıyla şirin bahçeli meskenler, bazen köşkler, saraylar, kâşâneler, hatta kurşunlu kubbeleriyle mabedler alıyor. Safa veya bela bulmak için gidilen yerlerin haddi hesabı yok: çarşı, pazar, meydan, dere, tepe, derya… Lakin huzur bulmak için dönüp dolaşıp yine bir gölgeye konuyoruz.  Huzur deyince, su sesi kadar yeşilin de lüzumlu olduğunu bilen ecdad, yeşille suyu türlü şekillerde bir araya getirmiş. Bir zamanların enfes bahçelerinde çeşit çeşit ağaçlar, gölgelerini şıkır şıkır havuzların üzerine sermiş. Ağaç ayrı bir cennet nişanesi, ama bir de asma var ki bu gölgesine sığınılan nesneler arasında, onun da yeri apayrı. Bahçelerde, kır kahvelerinde, hatta mescitlerde baş köşeye yerleşmiş, çardak olmuş asma, özge bir safaya remiz olmuş. (daha fazla…)

wp - ks - amarat - hhder - wp-tr - aytek - femme - xhtml - xfn Türkiye Çanakkale Okuyor.

free web counter free web counter
Kapat
E-posta ile paylaş