Ahmet Hakan’a göre düşünce özgürlüğü nedir?

Ahmet Hakan Bey bugün Hurriyet köşesindeki yazısında aşağıdaki cümleleri kullanmış ve artık Müslümanların (ya da AKP’lileri kastetmiştir ya da milli görüşçüleri ya da hiç kimseyi kastetmeden direkt Sibel Üresin’e söylemiştir) çekinmeden artık bazı şeyleri, daha kolay ifade etmeye başladığını ima edecek şu sözleri sarfetmiştir. *

“İşte bakın:
Sibel Üresin adlı başörtülü bir ablamız, açıktan “çokeşlilik olsun” demiş, ardından da bir takım gerekçeler sıralamış.
Ben “Sibel üresin, biz üremeyiz” türü espriler yapmak yerine…
Şu türden soruların sorulmasının daha faydalı olacağını düşünüyorum:
Sibel Üresin adlı ablamız…
Bu görüşünü neden eskiden söylemez / söyleyemezdi?
Ve neden şimdi söylüyor / söyleyebiliyor?
Hangi psikolojik eşik aşıldı da böyle oldu?”

Sibel Üresin konusu hakkında söylenecek sözler dışında Ahmet Hakan’ın bu sözü üzerinde birkaç kelam etmek isterim.

Bu ülkede insanlar sokaklarda “Pornoma Dokunma” diye pankartlar asıp sokaklarda yürüyebilirken, ki son derece haklıdırlar hatta ben de internet yasaklarına karşı yürüdüm, bir kişinin eyleme dahi geçmemiş, sadece bir seminer salonunda söylemiş olduğu sözlerinden rahatsızlık duyup, belki rahatsızlık duymuyor ama bunu nasıl artık kolay söyleyebildiğini eleştiriyor, bu cümleleri kurabiliyor.

Hani artık biz özgür bir toplumun parçası olacaktık,
Hani AKP korku imparatorluğu oluşturuyordu ve buna karşı çıkacaktık,
Hani ben gibi düşünmeyenlerin de fikirlerine saygı duyacaktık,
Hani başörtülünün sorununa karşı onlarla birlikte dimdik ayakta duracaktık?

Demek ki bunların hepsi boşmuş. Sadece fikirlerini söyleyen bir kişinin bunu söylerken nasıl bir psikolojik sınırı aştığını sorarken acaba İstiklal Caddesi’nde on binlerce kişinin Porno konusunda nasıl bu kadar açık fikirleri dile getirdiği konusunda bir çift kelam etmiş, bu konuda hangi psikolojik sınırların aşıldığını okurlarına duyurmuş mu? Ahmet Hakan’ın düşünce özgürlüğü nedir? Bu kadar mı tahammülsüzdür?

Ben Ahmet Hakan Bey’e Bugün, yani 26 Mayıs 2011 tarihli Sabah 08:30’da Burç FM’de Ahmet Taşgetiren Hocanın günün yorumu isimli konuşmasını dinlemesini öneririm.

Not: Bir muhasebeci olarak bir sorunu dile getirmek istiyorum. Bir kişi öldüğü zaman o kişinin dul kalan eşi devletten dul, çocukları ise yetim maaşı almaktadır. Fakat nikâhsız evliliklerde bu mümkün olmamaktadır. Şimdi burada nikâhsız yaşayan eşin suçu Türkiye’de yaşamış olması mıdır? Zira Avustralyalı bir hocamın söylediğine göre 6 ay evli olmadan beraber yaşayan kişiler ayrılmaları durumunda birbirlerinden çeşitli haklar iddia edebilmekte.

Burada sormamız gereken soru devlet denilen olgunun koymuş olduğu bütün kuralları hiç eleştirmeden uymak zorunda mıyız? Yoksa bu kuralları toplum nezdinde tartışıp, görüş alışverişi yapıp fikirlerimizi olgunlaştırmamız mı gerekir?

Sivil toplum denilen “şey” de tam olarak zaten bu değil mi?

entelektüel

Edebiyatı sever, şiir dinlemeyi sever, liberal ve politik bir kişidir.

1 comment

  1. […] Ahmet Hakan’a göre düşünce özgürlüğü nedir? […]

E-posta adresiniz gösterilmeyecek. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

*