Akp için kapatma davası
Akp’yi seversiniz ya da sevmezsiniz, tıpkı DTP’yi sevmeyen insanlar gibi AKP’yi de sevmeyen insanlar vardır.Zaten sevmiş olsalar AKP yüzde 47 değil yüzde 100 oy almış olurdu ki şükür toplumumuz bir kişiye umut baglayacak kadar kötü günler yaşamıyor ve bir çok sesin çıktığı , halen emekleme aşamasında bir bebek misali demokrasi yokuşunu yavaş yavaş çıkmaktadır.
Avrupa birliği ile olan ilişkilerimiz, yıllık 100 milyar doları bulan ihracatımızla birlikte bunun katbe kat fazla olan ithalatı ile öyle veya bu şekilde dünya ile ticari olarak bir etkileşim içerisindedir.Avrupa birliği sürecinde insanların düşüncelerini daha da özgür söyleyebileceği bir toplum yapısı oluştuurlması adımları atıp halen düşünce suçu gibi izafi bir kavram üzerinden insanlara ceza verebilecek bir maddemiz var ve bunu yok etmek derken , siyasi tarihinde bir çok parti kapatma ile partileri köşedeki bakkal dükkanı gibi gören insanlar yüzünden malesef ülkemiz muz cumhuriyetleri ile bir anılmaktadır.
Laikliği korumayı kendine birinci temel görevi sayan kimi insanlar ellerinde kullanabilecekleri başka hiç bir elle tutulur neden yokken bir siyasi partinin söylemesinde abes olmayan söylemlerde bulunmasından dolayı hakkında kapatılma davası açılıyorsa burada her Türkiye’li nin bir durup düşünmesi gerekir.
Zira insanların dilinde pelesenk olmuş olan demokrasi sözünün özü bir toplumda yaşayan insanlardan çoğunluğunun isteğinin gerçekleşmesidir.Bu demokrasi uygulamasını antik yunanda görmekteyiz.Antik yunan da demokrasi insanların polislerde (şehir) bir meydanda toplanıp anlık gaza gelmeleri ile bir kişiyi idam edip daha sonra aralarından birisinin çıkıp bu insanın esasında iyi birisi olduğunu söyleyip insanların tekrar yıgınlar halinde az önce idam edilen kişinin heykelinin yapılması kararlaştırılırdı.
İşte demokrasi esasında bu kadar kötü bir kavram iken insanlar bunu dillerine o kadar düşürmüşlerki hep demokrasi sözünü kendilerine kalkan olarak kullanıyorlar.İşte burada , hukukun üstünlüğü ve azınlık hakları kavramını işin içine yerleştiren Liberal demokrasi bu demokrasi çeşitleri arasında sıyrılıp bize kendisini gösteriyor.
Buğün yaşadığımız olayda ise demokrasinin insanlara vermiş olduğu , cumhuriyetin insanlara vermiş olduğu en değerli hakları olan , bütün ülke vatandaşlarını aynı kefeye koyup bir oy hakkı tanımış bu sistemde insanların çogunlugunun oyunu alıp, Eğemenliğin kayıtsız şartsız milletindir yazısı olan ve öyle görmek istedğimiz , bizi yani halkı temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin meclisinde siyaset yapmaya çalışan insanların önü söyledikleri için kapanmaya çalışılıyor.
Bugün buna karşı çıkmayan CHP ve mesafeli yaklaşan MHP ise kendilerine en iyi dersi tarihten alacaktır zira günün birinde milliyetçilik suç sayıldığı zamanlar gelirse o an MHP nin kapanması kimi insanlar tarafından meşru gösterilip kapanabilir.Bu durumda MHP nasıl bir durumda olacak bilinmez ama Nasrettin Hocanın dediği gibi kesin eşşekten düşmüş birisi olarak ” Milli görüş” temelli parti yetkilileri ile görüşecektir.
Bir partinin kapatılması için daha önceleri 11 üyeden 6 sının oyu geregirken şimdi bu sayı 7 ye çıkarılarak parti kapatılması bir nebze zorlaştırılmış olsa dahi mantalite olarak siyasi partilerin ki kendileri halkı temsil eden, kendilerine oy veren insanları temsil eden bir organizasyon, kar amacı gütmeyen bir nevi sivil toplum örgütü olarak siyasi partilerin kapatılması kararını 11 kişilik bir kurulun vermesinin sakıncalarını geçtiğimiz sene Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden gördük ve şimdi yine görecek gibiyiz.
Ülkemiz git gide hakimler devletine dönüşmektedir ve bu durumun farkında olmayan insanlar cahilce yorumlarda bulunup “ama onlarda hak etti kardeşim” tadında sözler sarfederken az öncede bahsettiğimiz hukukun üstünlüğü kavramını tamamen hiçe saymaktadırlar ve bir nevi ülke halkının seçtiği insanlar değilde belirli kurumlarda çalışan 10-15 kişiden oluşan yetkili merciler ülkeyi yönetmektedirler.Milyonlarca insanın aklını yok sayıp 10 kişinin sözüne bakmak ve seçilmişler değil tamamen atanmış kişiler tarafından alınan bu kararların ülkeyi nasıl bir duruma düşüreceğini önümüzdeki günlerde sosyal, politik ve ekonomik olarak göreceğiz.
Seçilmişlerin atanmışlar tarafından goller yemediği bir zaman diliminde yaşamak dileklerimle.




yazınızda gerçekten önemli noktalara değinmişsiniz.teşekkürler.çoğu zaman doğruları yaşamaya gücümüz yetmesede bari ifade etmekten geri kalmayalım….saygılar.
Mart 20th, 2008 | #
Yazınızda Demokrasiye sıkça atıfta bulunmuşsunuz. Eğer demokrasi ile ilgili konuşulacak birşeyler ve bir zaman varsa konuşulacak konu bir partinin kapatılma davası ve kapatılma davasının açıldığı zaman olmamalı. Sizi bilmiyorum ama benim yayadığım ülkede ben kimseyi seçmedim. Ben bir partiye oy verdim ve o partinin genel başkanı dedi ki seni en iyi x kişisi temsil eder olurda ben bi kanun çıkartmam gerekirse parmağını kaldır dersem de kaldırır, bu oturumda meclise girmicez sistemi kilitlicez dersem onu da yapar otur dersem oturur kalk dersem kalkar dedi ve o seçti.
Ama size bir ayrıcalık tanınmış ve seçim hakkınız varsa o başka.
İşte demokrasi konuşulacaksa burdan başlamak gerektiğine inanıyorum.
Nisan 6th, 2008 | #