Ev alana %15 devlet yardımı ve enflasyon


 

 Yıllar itibariyle enflasyon oranları
Yıllar Enflasyon oranı Tutar TL Yıllar Enflasyon Oranı Tutar TL
2014 8,17% 144,94 2014 8,17% 362.342,58
2013 7,40% 133,99 2013 7,40% 334.975,12
2012 6,16% 124,76 2012 6,16% 311.894,90
2011 10,45% 117,52 2011 10,45% 293.797,00
2010 6,40% 106,40 2010 6,40% 266.000,00
100,00 250.000,00

Bu yazının amacı devletin ev alanlara vereceği açıklanan %15 katkı payı ile ilgili olacaktır. Başbakan Davutoğlu ev alacak kişilerin bankalarda ev almak için açılacak hesaplarda para biriktirirse ve bunu 5 yıl bulundurulması şartıyla biriken tutara %15 devlet katkı yapacak.

Esasında bunu daha önceleri devlet yapmaya çalışmış ve konut edindirme yardımı adında çalışanların ücretlerinden belirli bir oranda paranın kesilmesiyle işleyen vergidir. Çalışanların emekli olduğunda biriken paralar ile ev alacakları düşünülmüştü. 1987 ile 1995 yılları arasında işleyen bu sistemde biriken fonlar maalesef ancak 2008’de işçilere geri ödenmişti. Devletin belki iyi niyetiyle yapılan uygulama işlevini görememişti.

Şimdiki siyasi otorite de kendi siyasi hesapları için seçim öncesi hayal dağıtma işine girişmesinden dolayı ev alanlara %15 yardım edeceğini açıklamış. Bunun şartları elbette ilerleyen dönemde daha da olgunlaşacaktır ama şimdiki durumda bu %15’lik yardımın bankalara, evleri inşa eden müteahhitlere, vatandaşlardan oy devşirecek siyasilere, zamanında mercedes’e binip yeşil karta sahip olan “fakir”lere yarayacak ama gerçekten ev ihtiyacı olan garibana belki hiç yaramayacak belki en son yarayacak.

Yaramayacağına dair iki unsur var. Bunlardan birincisi enflasyondur. Enflasyon nedeniyle bu 5 yıl süre zarfında para “pul” oluyor. Yukarıdaki tabloda 100 TL 5. senede 144,94 TL’ye geliyor. Ufak bir hesapla 250.000 TL’ye almak istediğiniz ev 5 sene sonunda 362.350 TL olacak. Enflasyon devletin vereceği %15’lik paydan daha hızlı gidiyor. İkinci temel unsur da gayrimenkul enflasyondan daha fazla artmasıdır. Çeşitli nedenlerden dolayı geçen sene Gaziantep’te arsa fiyatları 8 kat arttı, İstanbul2da çeşitli sebeplerden dolayı Fatih ilçesinde belirli yerler %50 arttı. Esasında bu da talep enflasyonu. Maliyetlerin artmadığı, evin aynı ev olmasına karşın birçok kişinin evlere talep oluşturmasından dolayı fiyatlar genel düzeyinin gayrimenkul’de ayrıca bir yüksek oranda artışı bulunmakta.

Maalesef ülkemiz sanayi hamlesini yapamadı, İstanbul menkul kıymetler borsasına, yeni adı bist, kote olan şirketlere yani borsaya para yatıran insan sayımız maalesef az, buradaki şirket sahiplerinin halktan para toplarken iyi ama halka geri temettü, kar, dağıtacağı zaman çok cimri davranması bundaki temel nedenler. Yıllar itibariyle devalüasyonlar olması nedeniyle insanlar döviz, usd, Euro, ile para biriktirip bu birikimleri belli bir birikime ulaşınca da hemen ev alıyorlar. Çünkü biriktirdikleri paralar zamanla enflasyon ile yok oluyor veya döviz karşısında eriyip gidiyor.

Maalesef siyasiler ülkemizde sanayinin gelişmesi yerine ülkeyi şantiye alanına çevirmek ile uğraştığı için ve burada muazzam getiriler olduğu için insanlar gayrimenkule yatırım yapıyor ve kazanıyor. Sanayiciler bile artık asli işlerini bırakıp artık inşaat işine gireceğiz diyorlar. Bütün bunlar uzun vadede bize kaybettirecek unsurlardan.

250.000 TL’lik evi almak için para biriktireceğiz ama evin değeri sürekli artacak ve o evi almak için sürekli daha çok biriktirmeye ihtiyacı olacak. Örnek vermek gerekirse 4 sene para biriktirdiniz ve bankadan borçlanmak istiyorsunuz, kredi faiz oranları gaye normal olduğu bir ortamda bu yatırıma karar verdiğiniz zaman ev almayıp devlet nasılsa bana seneye %15 yardım edecek diye beklerseniz büyük ihtimal ile zarara uğrayacaksınız şansınız iyiyse giderse sıfır kar/zarar ile bu durumdan sıyrılırsınız.

Enflasyon dediğiniz “şey” bir nevi gizli bir vergidir. Sizden ricam etrafınızda satılık olan bir eve bakın ve seneye o evin değerine bakın. %15’ten fazla mı az mı artmış.

Devletin en büyük özelliği yapmış olduğu bir şeyi sanki insanlara lütufmuş gibi göstermesidir. Şayet siyasiler enflasyonu dizginlemeyi başarsalardı, ki günümüzde eksi enflasyonda olan ülkeler var, ha bu ne kadar iyi orası ayrı bir konu, bugün %15 devlet katkısı ile caka satamayacaklardı. Malum siyasiler bizim paralarımızı vergi, enflasyon ve çeşitli yollar ile alırken sessiz, bize para verecekleri zaman çok sesleri çıkar. İşsizlik fonu için maaşımızdan paraları keserken sessiz, bu fondan GAP’a 5 milyar TL aktarılırken sessiz ama işçi kardeşlerime işsizlik parası veriyoruz diye meydanlarda bağırmayı iyi bilirler. Adama sormak lazım, sen kime kimin parasını veriyorsun adam?


mersin.esco33.com

entelektüel

Edebiyatı sever, şiir dinlemeyi sever, liberal ve politik bir kişidir.

E-posta adresiniz gösterilmeyecek. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

*