Hayat çok boktan

Durun durun. Hemen hayatın çok boktan olduğunu düşünen kişinin ben olduğu kanısına kapılmayın. Zira ben hayatın çok güzel olduğunu düşünengillerdenim. Bu hayatın çok boktan olduğunu düşünen genelde 16 yaşında hayatın bütün problemlerini görmüş gibi bunalıma giren liseli ergenlerin söyleyebileceği söz.

Peki bizler liseli ergenler miyiz? Şayet öyleyseniz tamam siz devam edin bu sözü demeye ama siz azınlıktasınız ve bu şekilde söylemeyen, düşünmeyen bir çok insan var.

Bir Üstad diyor ki, İnsanın içinde olabileceği  dört hastalık vardır. Bunlardan birincisi Gayretsizliktir. Gayretsizlik, zalimin zulmüne ortak olmaktır. Diğer bir hastalık ise ucub, yani her şeyi kendisinin bileceği kanısında bulunmak ve hiç kimseye bir şey danışmana her şeyi kendisinin bileceğini düşünüp kendi kendine yeter görmek.

Hal böyle iken hayatın çok kötü bir “şey” olduğunu söylemek bize düşmez. Bizler bu hayatta gayretimizle, çabamızla sürekli var olmalı ve zalimin zulmüne ortak olmamalıyız.

Zaten diğer iki hastalıktan birisi yeis’e kapılmaktır. Bir insanın içinde bulunabileceği en büyük hastalıklardan birisi yeis içinde olmaktır.

ALLAH c.c. bizleri yeis içinde boğulmuş kullarından eylemesin. Bu arada hastalıklarımızın da farkına varangillerden olmak ümidiyle.

entelektüel

Edebiyatı sever, şiir dinlemeyi sever, liberal ve politik bir kişidir.

1 comment

  1. derin toprakoğlu diyor ki:

    amin…

E-posta adresiniz gösterilmeyecek. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

*