Kalıcı arkadaşlıklar ve bir değerlendirme

Sosyal ağlarda şu sıralar muhtemelen gelecekte de konuşulacak bir konu hakkında sizlerle fikirlerimi paylaşmak istiyorum. Bu her daim tartışılacak olan konu sosyal ağlarda olan arkadaşlıklar veya ilişkiler.
Kimi kişiler “Ben buradan (twitter, facebook v.b.) kalıcı bir arkadaş bulacak kadar düşmedim” demekte. Bu kişi kendine göre yüzbinlerce haklı sebebi olabilir, fakat bu bizler için ne kadar geçerli bunu tartışmak istiyorum. Öncelikle kalıcı arkadaş kelimesi üzerine durmak gerekiyor. Doğruyu söyleyecek olursanız kaçınızın gerçekten kalıcı bir arkadaşı var? Misal, ortaokulda, lise veya üniversiteden kaç tane arkadaşınızla hâlâ görüşmektesiniz? Ya da bu soruyu şu şekilde soralım, bu okul arkadaşlarınızdan son 6 ay içinde kaç tanesi sizi aradı? Siz belki ilişkilerin kopmaması adına arkadaşlarınızı arıyorsunuz fakat sizi arayan kaç kişi? Askerde 6 ya da 18 ay vakit geçirdiniz. Kaçınız asker arkadaşlarınızla sürekli görüşme içindesiniz? İş arkadaşlarına gelince kaçınız eski işyerindeki arkadaşınızla son 6 ayda bir yemeğe ya da çay içmeye gittiniz? Hadi bu arkadaşlık türlerini geçelim ve akrabalık ilişkilerine bakalım. Kaçımız akrabaları ile süper durumda?

Eğri oturup doğruyu konuşalım. Arkadaşlıkların da bir süresi bir ömrü vardır. Belki de olması gereken budur. Üniversitede çok yakın olduğunuz, çocuğuna O arkadaşınızın adını vermek isteyecek ya da nikâh şahidiniz yapmak istediğiniz arkadaşlarınızla görüşemiyorsunuz. Lise hadi unutuldu gitti de üniversiteden bile arkadaşlarınızla çok zor görüşüyorsunuz zira onun da artık bir iş hayatı, eşi, eşinin akrabaları, kendi akrabaları var ve o da onlara vakit ayıramıyor. Zaten genelde erkekler evlendikten sonra eski arkadaşlarını unutma moduna hemen girmekte. Üniversitede kız arkadaşı olunca erkek arkadaşlarını unutan erkeklerin evli hali de bu şekilde oluyor demekki.

Geçen ay liseden bir arkadaşının düğününe gitmiş, arada sırada cep telefonunu fihristine göz atıp arkadaşlarına ait telefon numaralarına bakıp arayan birisi olarak kalıcı arkadaş tanımına yeniden tanımlama ihtiyacımız var ve belki de bu kalıcı arkadaşlık konusunda kafası karışık olanlara yardımcı olacaktır.

Bana göre kalıcı arkadaşlık;
• Lisede beraber okumuş olduğun halde seni 13 sene sonra düğününe çağırıyorsa bu kişi senin kalıcı arkadaşındır.
• Uzun zamandır aramadığın halde bir iş için hiç çekinmeden arayabileceğin kişi senin kalıcı arkadaşındır.
• Paraya ihtiyacınız olduğunda çekinmeden ona telefon açıp, arkadaş bak böyle böyle, bana 2–3 aylığına şu kadar para lazım diye çekinmeden arayabileceğin kişi senin kalıcı arkadaşındır.
• Bir kişinin evi en mahrem alanlarından birisidir, telefon açmadan bir arkadaşının evine gitmek ayıp bir durumdur, arkadaşının evine ziyaret edebiliyorsan bu kişi senin kalıcı arkadaşındır.
• Kendi doğum gününü bile unuttuğun anda seni telefonla arayıp doğum gününü kutlayan kişi senin kalıcı arkadaşındır.

Çok fazla görüştüğünüz kişiler sizin kalıcı arkadaşınız olmayabilir bu sizin çok fazla görüştüğünüz fakat kalıcı olmayan, hayatınızın belli bir zaman diliminde sizin hayatınızı neşelendiren, entelektüel bilginizi genişleten, yaşam kalitenizi yükselten arkadaşlarınızı kalıcı arkadaşlarınızdan daha az “önemsiz” ya da daha az “değer” verilecek bir kişi kılmaz.

Bu yüzden arkadaşlarınıza kalıcı ya da kalıcı olmayandan ziyade hayatınıza anlam katıp katmadığını göz önünde bulundurmak daha manalı. Umarım hepiniz hayat yolunda size anlam katacak, bilgilendirecek, hoş vakit geçirebileceğiniz kişilerle karşılaşırsınız.

Ayrıca bkz: http://entelektuel.com/sosyal-medyadan-ve-arkadasliklar/

entelektüel

Edebiyatı sever, şiir dinlemeyi sever, liberal ve politik bir kişidir.

1 comment

  1. amaratlıyım diyor ki:

    admin amaratlı mısın

E-posta adresiniz gösterilmeyecek. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

*