Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler ve CHP Zihniyeti

Seçim arefesinde CHP İstanbul büyükşehir belediye başkan adayı Kemal KILIÇDAROĞLU kılıçlarını sağlı sollu salvolar halinde AKP’nin adayı Kadir TOPBAŞ’A sallamaktaydı. Esasında kendisinin salvolarının doğru ya da yanlış olmasının herhangi bir ehemmiyeti yoktu. Nasıl olsa kendisinin iddialarının altını doldurmak gibi bir düşüncesi yoktu. Bunu Melih GÖKÇEK ile yaptığı doğalgaz saatlerinin yüksek fiyattan satıldığı iddiasında bütün Türkiye gördü.(*)
Kemal KILIÇDAROĞLU esasında eski bir hesap uzmanıdır. Yani bu ülkede birçok mali müşavirin ve yeminli mali müşavirin yapmış olduğu uygulamalar sonucunda hazinenin herhangi bir kaybı olup olmadığını araştıran kişidir. Araştırmacı kişiliği buradan geliyor olabilir. Fakat İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş.’nin mali tablolarında 283 milyon 741 TL kanunen kabul edilmeyen gider olduğunu söylemiş ve bunun nasıl olduğunu anlayamadığını, burada büyük bir yolsuzluk olduğunu ima etmekte ve Kadir TOPBAŞ’ı suçlamaktaydı. Açıkçası bu rakamın bu kadar büyük olmasının nedeni hiç mali işlerden anlamayan birisi olsa bir derece kabul edilebilir bir olay olarak algılanabilecekken eski mesleği hesap uzmanı olan bir kişinin bunu söylemiş olması insanın zihnini daha da karıştırıyor.

4490 sayılı Türk Uluslar Arası Gemi Sicili Kanunu’nun (**) 12. maddesinde şu cümle geçmektedir. “Bu Kanun uyarınca oluşturulan Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin ve yatların işletilmesinden ve devrinden elde edilen kazançlar, gelir ve kurumlar vergileriyle fonlardan istisnadır. ” Yani buradan anlamamız gereken şudur. Herhangi bir şekilde Türk gemi siciline kayıtlı gemilerin elde etmiş olduğu navlun gelirlerinden, bunların satış amaçlı elden çıkarılması halinde doğacak olan karlardan dolayı herhangi bir şekilde vergi vermeyecek. Bu kanunun çıkmasındaki nedenler irdelenebilir. Fakat bu kanun sadece İDO A.Ş. için değil bütün denizcilik şirketlerine uygulanan bir kanundur.

Devlet gemilerin işletilmesinden dolayı denizcilik şirketlerine sağlamış olduğu bu istisnaya karşın şirketlerin bu gelirleri elde etmek için yapmış olduğu giderleri gider olarak kabul etmediğini ilgili kanunda (***) belirtmiştir. Örnek vermek gerekirse bir şirket 1000 TL gelir elde etmek için 800 TL gider yapması gerekiyorsa buradan doğacak 200 TL kardan devlet vergi almayacak, fakat yapmış olduğunuz 800 TL içinde herhangi bir gider yazamayacaksınız. Zira şirketinizin bankalardan elde etmiş olduğunuz faiz geliri, sahip olduğunuz çeşitli mülklerden elde etmiş olduğunuz gelirlere ait vergileri tam almak adına 800 TL’lik giderinizi gider olarak kabul etmemektedir ki bu muhasebe teorisinde yer alan gelir gider eşleşmesine verilebilecek en güzel örneklerden birisidir.

Şimdi bütün bunları bir hesap uzmanının bilmiyor olması imkân dâhilinde değildir. İmkân dâhilinde ise o hesap uzmanının kendisine yazıktır. Bütün bunları bilip hala halkı kandırmak, halkın zihnini bulandırmak adına bunları rakibine soruyorsa işte bu noktada bir art niyet aramak gerekmektedir.

Burada Kemal Bey’e sorulması gereken tek bir soru vardır. Şayet kendisi belediye başkanı seçilmiş olsaydı bu giderleri ” Kanunen kabul edilmeyen giderler” yerine hangi gider kaleminde giderleştirmeyi düşünüyordu.

Farklı bir cevabı varsa kendisinden dinlemek isteriz. Fakat bu ülkede çamur at izi kalsın politikaları artık bitmiştir. Kendisine hatırlatmakta fayda var.

Kadir Amarat

S.m.m. m.

* http://www.samanyoluhaber.com/detay.php?type=haber&id=131368&tumu=1

** http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/1107.html

*** http://www.vergiturk.com/kvk/kvkmd5_5520.htm

Blog Widget by LinkWithin

entelektüel

entelektüel

Edebiyatı sever, şiir dinlemeyi sever, liberal ve politik bir kişidir.

1 comment

  1. özkan özkan diyor ki:

    kadir çok doğru, hesap uzmanı kökenli birinin bunu bilmemem şansı yok, ama tüm politikacıların ortak dili çamur at izi kalsın.
    türkiyede işler böyle yürüyor demekki, hakkaten acaba hangi hesapta giderleştirecekti anlamadım :)

E-posta adresiniz gösterilmeyecek. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

*