Liberteryenler ve anarko kapitalistler

Geleneksel 3H Hareketi Cuma toplantılarında bu hafta liberteryenler ve anarko kapitalist arkadaşların devletin gerekliliği üzerine, devlet neden var, devletler yerine neden şirketler olmuyor gibi çeşitli sorulara cevap aramaya başladık.

İlk önce konu hakkında liberteryen bir arkadaşımız özet geçtikten sonra arkadaşlarımız sorularını sıraladı ve kendi fikirlerini söyledi. Normalde konuşmamız Cennet Uslu’nun bir makalesi üzerineydi, makalede Nozick’in görüşleri açıklanıyordu. Açıkçası makalenin 3 bölümünden sadece ilkini bitirebildik. Oysa minimal devlet çoğunluk olarak kabul ediliyordu fakat makalenin ikinci bölümündeki örneklere geçilseydi, bkz: toplumu tehdit eden kişilerin, ya da görece tehdit unsuru oluşan kişilerin hürriyetleri kısıtlanabilir mi? Bu kısıtlama karşısında herhangi bir tazminat verilecek mi? Tazminat verilecekse devlet denen güç ya da başkaları bir kesimin özgürlü

klerini elinden alıp bunun karşılığında tazminat ödeyebilir mi? Daha sonrasında ise bu tazminatı kimin ödeyeceği konuları işlenmesi gerekiyordu fakat bunlara sıra gelmedi zira devlet konusu her zaman çok popülerdi.

Devletsiz bir toplumda insanların güvenlik hizmetlerini özel güvenlik şirketlerinden alabileceği, Türkiye sınırlarında yaşayan bir kişinin, esasında Türkiye sınırları demek de çok manalı değil belirli bir coğrafyada yaşayan kişiler farklı farklı şirketlerden güvenlik hizmeti alabileceği söylenildi, fakat sorunun burada farklı şirketlerden hizmet alan kişiler arasında herhangi bir sorunda hakem rolü kime ait olacaktı ve burada hangi güç devreye ya da hangi hukuk ortaya çıkacaktı ki burada bir şirketin kabul ettiği kurallara diğer şirketin kabul etmesinin zorunlu olmadığını düşünürsek nasıl sorunların ortaya çıkacağı aşikârdır. Bütün bunların yanında güvenlik için hiç parası olmayan kişilerin güvenliği ne olacaktı? Güvenlik hizmeti almıyor diye bir kişi istedi diye bir kişi başkasını öldürecek ve kendi güvenlik şirketi kendisini koruyabilecek miydi?

Tam bu noktada toplantımıza katılan Kırgızistan’lı bir misafir arkadaşımız devreye girdi ve Rusya deneyiminden bahsetti. Devletin kendi gücünü gösteremediği noktalarda ortaya çıkan mafyaların gücünü arttırması, devlete vergi vermek yerine mafyaya rüşvet vermenin daha mantıklı olduğunu fakat bu durumda mafyaya haraç veren işyeri sahiplerinin kendilerine rakip olan kişileri haksız yere suçlayıp mafyadan bu kişilerin öldürülmesini talep ettiğini söyledi.

Arkadaşlarla kendimize soru sorup doğruya gitme konusunda oldukça deneyim kazandık. Misal bir arkadaşımız belirli bir bölgede kendisine özgürlük isteyen kişilerin devlet kurmak, Türkiye’den ayrılmak istediğinde buna karşı çıkıp çıkılamayacağını konusunda herkesin kendi mutluluğuna ulaşmada elbette bu hakkının var olduğu söylenmesine karşın bir kişinin bir bölgede yer alan özel mülkünde kendi devletini neden kuramayacağını sorusuna yanıt arandı. Bu soru karşısında bazıları bireyin etkileşim içinde olduğu, bu nedenle kendi devleti içinde yaşarken Türkiye ile etkileşime geçtiği noktada sorunların oluşacağı söylenildi. Bu noktada bir arkadaşımız böyle bir devlet olduğunda Türkiye hukukunun uygulanacağını beyan etti. Bu noktada ben ve birkaç arkadaşımız devlet olmuş bir topluluk ile Türkiye arasına çıkacak sorunda neden Türkiye’nin hukukunun geçerli olacağını merak ettik. Elbette bu durumda da Türkiye’nin değil uluslar arası hukuk kuralları geçerli olacaktı. Bahsedilen ülkeye Türkiye’nin hiçbir yolu açık bırakamayacağını, elektriğini nasıl üreteceği gibi sorular soruldu fakat buna da güneş ve rüzgâr enerjisi imkânının var olması durumundan bahsedildi.

Konuşmalar ilerledikçe anarko kapitalist bir arkadaş devletin olmadığı bir ortamda mafyavari oluşumların oluşacağını söylemesiyle liberteryenler anarko kapitalistler konusunda bir adım öne geçti. Açıkçası bu durum reel politikte var olan bir durum. Somali’deki aç insanların devletin olmaması ya da etkin olmamasından dolayı bir grup silahlı güç odaklarının insanların en temel hakkı olan yaşam, barınma haklarını elinden alıyor ve küçük bir silahlı örgütün büyük fakat savunmasız insanlar üzerinde baskı oluşturmasından dolayı oluşan kaos ortamında açlık, sefalet kendisini göstermekte.

Sonuç olarak devletin var olması gerektiği fakat bunun sınırlı olmasının gerekliliğinden bahsedildi.

entelektüel

Edebiyatı sever, şiir dinlemeyi sever, liberal ve politik bir kişidir.

2 comments

  1. Çağlar diyor ki:

    Evet aynı yere ben de Takıldım, Doğrusu Anarco Kapitalistler ve Minarçistler olmalıdır, ikisi de Liberteryenizmemensupgörüşlerdir sadece, tek nuans farkı birinin devleti güvenlikle sınırlaması değerinin ise güvenliğin de özelleştirilebileceğini savunmasıdır (Ki ben de Anarko kapitalist) görüşe sahibim), Bu tartışma eski olmakla beraber çok sığ konular üzerinde dönmüş açıkcası, Hem Somali Hem rusya kendine has gerçeklere sahip ve bu minvaldeki argumanların aslında reelpolitik karşılıkları mevcut.

  2. […] Liberteryenler ve anarko kapitalistler […]

E-posta adresiniz gösterilmeyecek. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

*