Edebiyat - Fatma yazdı - Salı, Şubat 9, 2010 9:54 - Yorum yok
Mutluluk
‘Ve Beşeriyet dedi;
“hiç olmasa bu kadar sefalete niye katlandığımı, neden intihar etmediğimi anlasam…”
Birisi kalktı ve
“İzin verilirse şu zavallıyı teselli edeyim” dedi.
Orda bulunanların uygun görmesiyle şu sözleri okudu:
“Yarab! Hayatta nedir bu lezzet?
Hayatta rabt eden bu garip kuvvet!
Hayat ki bi beka, per derd-i keder,
Yine emel o, nedir bu hikmet?
Bir an bırakmaz, insanı rahat,
Bin türlü alam, derd-i maişet,
Çocukluğunda ağlar beşikte,
Feryatla geçer o vakt-i ismel!
Civanlığında bin türlü amal
Şehuhetinde bin türlü mihnet.
Vakt-i ecelde mazi… bir an
Bir an için mi bunca sefalet!
Hatifi bir ses verdi cevabı,
Dedi; hayatta bu zevk-i kıymet.
Akiller için seyr-i bedayi,
Cahiller için yemekle şehvet!”
Beşeriyet bir ah çekti ve;
“Doğru, doğru… bana söyleyiniz, merhamet ediniz. Madem ki hem hayattan tiksiniyorum hem de onsuz yapamıyorum, mutluluk nedir? Bunu söyleyiniz!” dedi.
İşte bu sırada başkan geldi, sorunu anladı ve toplulukta bulunanlara:
“Buyurunuz, şu kişinin derdini hallediniz” dedi.
Toplulukta bulunanlardan bazıları şu şekilde cevaplar verdiler:
Cenab-ı Halil (Hz. İbrahim);
“ Mutluluk; çalışmak, kazanmak ve kazancını insanlarla paylaşmaktadır.”
Cenab-ı Kelim (Hz. Musa);
“Mutluluk, nefsini Firavun’unki gibi aşırı isteklerden kurtarmaktır.”
Konfüçyüs;
“ Mutluluk, bir tencere pirinç pilavına bütün lezzetleri sığdırmaktadır.”
Eflatun;
“ Mutluluk, devamlı yücelikleri düşünmektedir.”
Aristo;
“ Mantık, işte mutluluk.”
Zerdüşt;
“ Mutluluk karanlıkta kalmamaktadır.”
Brahma;
“ Mutluluk mu? Herkesin bildiği neyse, onun tam tersidir.”
Cenab-ı Mesih (Hz. İsa)
“ Mutluluk geçmişi unutmak, hali hoş görmek ve geleceği düşünmemekle mümkündür.”
Hz. Lokman;
“ İnsanlar bu kelimeyi, isteyip de elde edemedikleri her şeyi ifade etmek üzere kullanmışlardır”
Hızır;
“ Mutluluk, bitmez tükenmez isteklerin giremediği gönüllerden çıkıveren bir hayalettir.”
Bu sözler üzerine Buda öfkeyle ayağa kalktı:
“ Ey Beşeriyet! Mutluluk yok olmanın güzel isimlerinden biridir. Nirvana! Ey Beşeriyet Nirvana!”
Beşeriyet bitkin bir halde yere düştü ve;
“ Hangisi, hangisi..?” diye mırıldandı.
Başkan ayağa kalktı ve,
“Ey Beşeriyet! Mutluluk, hayatı olduğu gibi kabul etmek, yüklediği yüklere razı olmak ve daha iyiye gitmesi için çabalamaktır” dedi.
Bu kez Beşeriyet;
“ Ey Fahr-i Alem ( Hz. Muhammed) insanlığın dertlerini anlayan ve ilacını bulan yalnız Sensin” dedi’
Buyurunuz meclisimize. Bu alıntı Filibeli Ahmet Hilmi’nin Amak-ı Hayal adlı eserinden yapılmıştır. Mutlulukla, varlıkla, yoklukla, anlamla velhasıl hayatla derdi olanları ilgilendirebilecek bir kitap. Kimin hayatla derdi olmaz ki diyebilirsiniz. Bir şekilde herkesin bu hayatla bir derdi vardır, bir kavgası, bir savaşı, bir çekişmesi.
Bana göre mutluluk karmaşık çoğu zaman, ama sanırım Hz. Lokman ve Hızır’ın tanımına daha yakınım. Sadece Aristo’nun dediğine katılıp ‘mantık’ desek, zamanla insan sırf mantığın mutluluk vermediğini anlıyor. Veya bazen, Eflatun’un dediği gibi devamlı yüceleri düşünmek de değil. Gerçi bu ‘yücelik’ten kasıt nedir bilinmez ama bazen sürekli bunu düşünmek dahi insanı mutsuzluğa sürükleyebiliyor. Bazen bunların hepsi bazense hiçbiri. Aslında mutluluk herkesin algısına göre değişen bir şeydir. Herkes kendi mutluluk tanımını yapar. Çünkü tüm insanlar farklı şeylerle mutlu veya mutsuz olurlar. Çünkü her insan başka bir insandır.
Kitaba gelince, insan bir an olsun Naci’nin yaşadığı yolculuklara çıkmak istiyor. Keşke ben de… diyor. Hiç görülmemiş yerler görüp hiç hissedilmemiş duygular tatsam. Ve acaba bunları hissetmek için bir yolculuk şart mı? Evet. İnsanın kendi ruhuna doğru yapacağı, en olmaz, en gidilmemiş yerlerin yolculuğu. “Naci” bunu başardı. Biz başarabilir miyiz bilmiyorum. Sanırım sınıra gelmek gerek.
Entelektuel.com Takip Fasilitesi
- Yüksek Lisans Mezunlarının SMMM Stajında Hakkı Yeniyor
- Emeklilik yaş hadleri ve yaş sorunsalı
- Yetmez ama EVET
- Kara Kuvvetleri Komutanı Aranıyor
- Yetmez ama EVET
- Yüksek Lisans Mezunlarının SMMM Stajında Hakkı Yeniyor
- Emeklilik yaş hadleri ve yaş sorunsalı
- İstanbul depremi ve Tehlikenin farkında mısınız?
- Neden eti pahalı tüketiyoruz? Et ithalatı ve gümrük vergisi
- Şükrü KIZILOT isteğe bağlıların durumunu bilmiyor mu?
- Kara Kuvvetleri Komutanı Aranıyor
- Başbakan tehlikenin farkında mı?
- Kırıntı Bebek
- Genç asker kardeşim, rahatsız mısın?
- Yetmez ama EVET
- kadir en çok kafamı karıstıran şu hsyk atamaları.
bunla ilgili düşünce...
- Merhaba Hakan,
Bunu Gürcistan'da bir muhasebeci yazdı. Adı da yazının al...
- Bu konuda kesinlikler haklısınız. Aynı şekilde mağdurlardan biriyim. 1 yı...
- Kardeş biraz fazla abartmışın. Muhasebe kısmı belki dediğin gibi olabilir...
- nörolojik temelli bir akıl hastalığı ifadesi kullanan arkadaşa söylemek i...
- Kadir normalde belgeyi aldıktan sonra ben de bir daha bakmazdım heralde kanuna...
- Özkan, açıkçası belgeyi aldıktan sonra 3568 ile pek ilgilenemedim. Ymm ola...
- son cümlede 60 yerine 65 olacaktı :)...
Kişisel - May 13, 2010 19:09 - Yorum yok
Benim Cevdet Abim vardı
More In Kişisel
- yapı kredi portföy – yatırım – saçmalıklar silsilesi
- Ramazan Bayramı 2009
- Bizim zamanımızda
- Kapitalizm nedir?
- hafıza- i beşer..
Leave a Reply