Güncel - Kadir yazdı - Perşembe, Mayıs 21, 2009 7:35 - 1 Yorum var

Otopark sorunu

Oturduğumuz binalar yapılırken binayı yapan kişilere otopark yapılması mecburi tutuluyor. Şayet otopark yapmazsa bunun karşılığında bir parayı alıp belediye daha sonra büyükçe bir otoparkı müteahhit yerine yapacağını söylüyor. Normalde işlemesi gereken düzen bu. Fakat maalesef görüyoruz ki müteaahitleirn hiçbir şekilde otopark yapmaması ve bunun karşılığında belediyelere harç yatırıp bu işin içinden sıyrılmasının ceremesini en çok apartmanlarda yaşayanlar çekiyor. Çünkü belediyenin bu aldığı para ile otopark yaptığı falan yok. Her daim bu paralar başka başka yerlerde kullanılıyor.

 

Bir başka sorun ise arabanızı sokağa parketip bir işinizi halletmek için geri geldiğinizde arabanızın yerinde yeller esmesidir. Bu benim başıma geçen hafta geldi. Arkadaşımın doğum günü için bir mağazaya girip 15 dakikada hediyemi alıp çıktım. Geri geldiğimde ise arabanın yerinde yeller esiyordu. Asıl macera arabayı geri alabilmek için Aksaray’ın arka sokaklarında, insanın tek başına yürümesinin cesaret gerektirdiği bir yere doğru gitmem söylendi. Ha keza oraya vardığımızda ise arabanın Topkapı’da olduğu söylendi. Haldır huldur Topkapı’ya gittik ve arabamızı aldık.

 

Burada sorulması gereken nokta şu. Aksaray’da o otoparka giderken yanımda bulunan bayan’ın kolunda bulunan bilezikler yüzünden bizleri orada soysalardı ki günümüzde 1 bilezik için insanlar akrabalarını doğruyor. Peki ya yanımızda küçük bir çocuk olsaydı? O saatte nasıl gidebilecektik bütün bu yolları? Maalesef bizim ülkemizde bazı düzenlemelerin yapılabilmesi için birkaç insanın ölmesi gerekiyor. Bunun bir örneğini seçim zamanı Muhsin Başkan’ın helikopter kazasında gördük. Ne gereği vardı karda kışta seçim yapmaya. Mayıs ayında sanki insanlar hemen tatile çıkıyor. Belki birkaç insan bu otoparklara giderken ölürse bu düzenleme kalkar.

 

Peki, olması gereken ne?

 

Olması gereken trafik vakfı gibi her gördüğü yerde araba çeken kurumların küçültülmesi ve sadece ana cadde üzerinde trafiğin geçişini kapatacak araçların çekilmesi. Bunun dışında ise sadece ve sadece arabaya ceza yazılması gerekiyor. Devlet denen güç insanların hayatını güçleştirmemeli, kolaylaştırmalıdır. Devlet bu arabaların çekilmesi ile insanlara eziyet ediyor. Bilmem farkında mı ama bundan şikâyet eden bir çok kişi var. Sonuçta benim arabamda hiçbir şekilde insanların ve araçların geçişini engelleyecek bir yerde değildir. Üstüne üstelik insanlar yollara, kaldırımlara arabaları bırakmamak için otoparka gitmek istese dahi ortalıkta otopark falan yok. Peki, ne yapacağız? Arabaları atomlarına bölüm cebimizde mi taşıyacağız?

 

Umarım bu saçmalıktan bir an önce vazgeçilir. Geçenlerde araçların çekilmeyeceği sadece ceza yazılacağı söyleniyordu. Yalan oldu sanırım. Bu arada bu işlemler neticesinde Trafik Vakfı’nın gelirinin ne olduğunu düşünemiyorum. Orada bir yolsuzluk kokusu burnuma geliyor gibi sanki. Çünkü hiç affetmeden araç çekmeye devam eden bir kurum olmuş orası.



1 Comment

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

bilge kagan
Kas 1, 2009 12:35

polis, takip etmesi gereken asıl şeylerin, bazen gözünden kaçanların (!) acısını park cezaları ile çıkarıyor gibi gelmiştir bana da hep.

Leave a Reply

Comment

Entelektuel.com Takip Fasilitesi

Kişisel - May 13, 2010 19:09 - Yorum yok

Benim Cevdet Abim vardı

More In Kişisel


Liberalizm, Siyaset - Haz 16, 2010 12:11 - Yorum yok

Bütün şeylerin başı savaş değil barıştır

More In Kişisel


Ekonomi - May 28, 2010 7:04 - Yorum yok

E trader ile paranıza zaman katın

More In Kişisel