Yerli araç ve Yerli Araç Destekleme Fonu, YAKDEF

Açıkçası bu satırları yazarken biraz sonra yazacağım satırların gerçekleşmesinden korkuyorum. Zira bizim ülkemizde olmaz denilen şeylerin olması şaşırtıcı olmaktan çıktı ve toplum tarafından her nedense çok çabuk kabul edilir hâle geldi.
Malumunuz AKP’yi eleştiren solcu zevat pek başarılı olamıyor. Bundaki yegane sebeplerden birisi sosyal paylaşım tarafında AKP’nin birçok solcu belediyeden ve solcu zihniyetteki kişilerden kat be kat ötesinde. Bunu dün Zaman gazetesinde yayımlanan bir söyleşide Atılgan Bayar şu cümleleri söylüyordu. “AK Parti, yoksullara yaklaşımıyla en soldaki parti!”. Hoş buna inanmayanlar var ve AKP’yi ekonomik verilerle eleştirmeye çalışanlar var.
AKP eleştirilemeyecek bir parti değil bilakis bir liberal açısından söylenebilecek, eleştirilebilecek bir çok yanı var. Bunlardan bazıları AKP’yi cari açık ile sıkıştırmak istese de bunda çok başarılı olamıyorlar. Avrupa’da ülkelerin notları ikişer kademe düşerken Türkiye tam bu noktada TL bazından iki kademe notu yükseltildi.
İşte tam da korkum bu noktada AKP’nin kendi bacağına dolayısıyla Türkiye ekonomisine kurşun sıkmasıdır. Bu da cari açığı önlemek amacıyla yerli üretimi devlet teşvikleri ile beslemek ve dahası bu teşviğin bedelini Türkiye halkına ödetmektir. Malumunuz bugünlerde AKP hükümeti yerli otomobil üretecek bir babayiğit aramakta. Şirketleri bu şekilde gaza getirilirse devletten de yardım istemesi gayet normal karşılanacaktır.
İşte tam bu noktada karşımıza yeni bir vergi çıkabilir.

Yerli araç kaynak destekleme fonu; YAKDEF.

Bu olmayacak bir şey değil. Zira bu ülkede devlet işçilere siz para biriktirip ev alamazsınız ben sizin yerinize maaşlarınızdan KEY, konut edindirme yardımı, kesintileri yapmış ve birçok hükümet bu paranın üzerine yatmasına rağmen AKP hükümeti burada biriken paralardan ev alınamayacağını idrak etmiş ve hak sahiplerine dağıttı.

2010 yılı araç satışlarına baktığımızda 2010 yılı içerisinde toplam 760.913 adet satış yapılırken en büyük satışı yerli üretim yapan markalar sağladı. İşte marka marka 2010 yılı satış adetleri;

1- Ford 119.133 adet
2- Fiat 109.938 adet
3- Renault 94.943 adet
4- Volkswagen 63.840 adet
5- Hyundai 49.888 adet
6- Peugeot 43.395 adet
7- Opel 41.572 adet
8- Toyota 40.058 adet
9- Citroen 28.862 adet
10- Chevrolet 18.061 adettir.

Türkiye’de satılan araçların ortalamasının da 35.000 TL olduğunu düşünürsek hükümetin YAKDEF için araç satın alanlardan isteyeceği %1’lik ek vergi 35.000 TL x 760.913 x 0,01 = 266.319.550 TL olacaktır. Vergi elbette bir süreç işidir. 6 senede araç satışlarından toplanacak vergi geliri 1,5 milyar TL’ye ulaşacaktır.

Bu fonda biriktirilen para ülkede çıkacak bir “babayiğit”in hesabına aktarılacak, O babayiğit boğazda çocuğunun düğününü yaparken vatandaşlar araba almak için çok daha fazla bir para ayırmak ve daha çok kredi çekmek zorunda kalacak.

Bu esasında birinci senaryo, daha doğrusu birinci korkum. İkinci korkum ise akıllı bir mebusun çıkıp işsizlik fonunda biriken 50 milyar TL‘nin neden boş olarak bekletildiğini, fonun kuruluş amaçlarına işçilere iş sağlamak olmadığını mı? (ki bu işçilere iş kurarak değil, meslek eğitimleri vererek olmalı) sorgulayacak ve popülist kişilerin hemen bu parayı sövüşlemeye başlayacağı, fonun %3’ünün şirketlere aktarılsa ne olur sözlerinin halktan da karşılık bulmasıdır.

Özet, ek vergilere yüklenmesi ya da başka amaçlar için toplanan paraların oluşturduğu fonların başka amaçlar için kullanılması son derece yanlış bir politikadır. Bu yüzden hükümetin yapması gereken rekabet ortamının önünde yer alan engelleri kaldırmak ve Türkiye halkına kuş serisi arabalar yerine daha kaliteli, daha insancıl, kazalarda daha az hasar gören, daha az yakıt tüketen araçları kendi halkına layık görmesidir.

entelektüel

Edebiyatı sever, şiir dinlemeyi sever, liberal ve politik bir kişidir.

2 comments

  1. Akay P. diyor ki:

    Bu yazıda ilk dikkatimi çeken Honda’yı ilk 10 içinde görememek oldu. Adamlar resmen pause moduna geçtiler son yıllarda.

    Teşvik verilsin, adı ister YAKDEF olsun ister başka bir şey. Çok pahalı bir sektörde sıfırdan marka geliştirmek devlet teşviği olmadan imkansız.

    Ama bu teşvik mevcut babalara verilmesin. Kendi pazarları zarar görmesin diye “yerli otomobil çok ucuz olsun ki herkes alabilsin” ayakları yapıyorlar, iş onlara kalırsa Chery gibi leşler leşi bir otomobil çıkarırlar piyasaya.

    Ama bu işi başarmayı kafasına koyan bir adam kaparsa bu teşviği, gerçekten değişik şeyler görebiliriz.

E-posta adresiniz gösterilmeyecek. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

*