Zihnini görebileceğim bir yere koy ve kelimeleri serbest bırak: İTİBAR DERGİSİ KASIM

Yağmur bir türlü kendini hissettirmiyor. bildiğin kasım ayındaydık. soğukmuş gibi üstümüzü daha kalın giyinsek olur mu ? Bir kapı açılır ve elde bir dergi; itibar dergisi. Kapıyı açmak, ederini ödemek ve yalnızlaşmak veya çoğalmak. ne kadar da basit geliyor kulağa. seslere kulak vermek ve bir an önce yüzleşme isteği. yazılan ne olursa olsun boşlukları okuyan dolduracaktı. eşitliğin sonucu belliydi nasıl olsa ! ne büyük bir buluştu sıfır. düşünce yine sarmala ulaşmaya meyilli. kapak ne renkti, kaç yazar vardı içinde, kaç kelime kullanmışlardı, kaçı bana hitap etmekteydi kelimelerin, … tohumdu nihayetinde. itibarlı bir tohum. emanetler bir an önce yeni emanetçilerine bırakılmalıydı. ilerleyiş biçimi direk ileri mi, paralel mi, karşıt mı,… o şu an kendine yer edinememişti. okumaktı asıl mesele kimine göre. önceki okumalar üzerine inşa, sonraki okumalara zemin. harekete geçirsin veya geçirmesin düşündürmek. nedenleri kovalamak. bir sinek girmişti eve. pencere açık nasılsa çıkar birazdan. şimdilik keyfini çıkarsın veya ne yapmak istiyorsa. misafir kelimeleri ağırlamakta nöbetçi kelimeler. buyursunlar gelsinler hep birlikte. akşam geçmişti yine demek isterdim ama oldukça nefes geçmişti bir öncekinin üstünden. bir o kadar da çay ve … burda bitmesi gerekiyordu değil mi? bir bitiş vardı ve gerçekti – elif gibi dik. her nefeste gittimiz / yaklaştığımız. bir başından bir ortasından bir sonundan okuyordum dergiyi. bitsin yine okurum dediğim yerler biriktiriyordum. ağır ağır ve tekrar okunası ne çok kelime birleşimi vardı. insanoğlu garip düşünüyordu. düşünce insanı yormaz öğrenilir bir şeyde değildi. 7 / 24 düşünebilir olmak. düşünceden uzaklaştırıp robotlaştıran unsurlar keyfimizi kaçırır mı bilemem ama küre.tv ‘de cihan demir sunum yapmaktaydı. o kadar olumsuz / olumlu haber. duydukça kısmen duyarsızlaştırıyordu insanı. Duyarsızlaştırmazsa içinden çıkılmaz bir hal. kıbleyi gösteren bir kart üretilmiş. şu bildiğiniz bankalara dair kartlardan. öyle yazıyordu Tarık Tufan. olayı kapitalizme ilikliyordu. haklıydı da bir noktada. 150 – 200 TL’ye ye cep telefonları üretilecekmiş / üretilmiş. Bu kartlarla bu telefonların entegresi göz önüne gelir gibi oluyor. teknoloji yine kaçamak yapıyordu ve kolaylaştırıyordu yaşamı. yaşamı kolaylaştırıyorsa bu haberler ve duyarsızlaşma nedendi! bir süre etkisine kalır sonra eskiye dönersin yanılgısı. olmuyor işte. bir kere okununca itibar dergisi … virüs gibi bir şey. içine çekmiyor. bir otobüstesin ve seni yan koltuğuna oturtuyor gibi. o yazıyor sen yazıyorsun.

http://www.itibardergi.com/