2011 Seçim Vaatleri

Her seçim dönemi olduğu gibi siyasiler kesenin ağzını açtı. doğrudan para yardımı yapan mı dersini okullarda elektronik kitap dağıtan mı, tüm işsizlere iş veren mi. Her seçim döneminde olduğu gibi Türkiye’de bir gerçek gün yüzüne çıktı. biz oy vermiyoruz. oy satıyoruz. bizi iyi yönetecek değil bize çok para verecek adam arıyoruz. verdiği paranın nereden geldiği kimden alındığı umrumuzda değil, devlet çalışan oğlunun maaşından %35e kadar vergi alıp emekli babaya kıyak yapıyor, e çocuk dolaylı da olsa babasına yardım ediyor ama ya benim babam emekli değilse, verdiğim vergileri kimlere seçim kıyağı olarak dağıtıyorlar?

Ülkenin son zamanlarda gördüğü en aklı başında siyasetçiler var şu an sanırım, iktidardaki Erdoğan’ın hitabeti karizması uluslararası camiada kabul görmüşlüğü malum, Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin başına gelebilecek en aklı başında ve partisinin (devletin değil henüz) çıkarlarını korumak oylarını artırmak için en doğru isim, Bahçeli miting meydanlarında ne kadar pervasızsa televizyonlardaki birebir mülakatlarda son derece aklı başında ve özellikle teröre karşı net söylemleriyle umut veriyor, Numan Kurtulmuş sağ sol tüm görüşten insanların saygısını kazanmış ve emin adımlarla yürümeye çalışan birisi.

Ancak vaatlere baktığımda hepsi bana para vermekten bahsediyor, ne aile sigortası bu ulusun ihtiyacı ne elektronik kitap istiyor insanlar çocuklarına. En aklı başında konuşan Bahçelinin az önce billboardlarda “her yıl 700bin işsize iş verilecek” vaadini gördümve yine yıkıldım.

Bu ülkede ne zaman bir siyasi çıkıp size para vermeyeceğim, vergileri dünya standartlarına düşüreceğim diyecek, asla vergi affı yapmayacağım, vergisini düzenli ödeyenlere kademeli olarak indirim sağlayacağım diyecek(*), size para vermeyeceğim, ama devlet kadrolarının yarısını özelleştireceğim, devleti “piyasadan” çekeceğim, memurların yarısını işten çıkaracağım, bürokrasiyi azaltacağım, bu ülkede ben iktidarı bıraktığımda tiyatrosuz bir kasaba kalmayacak diyecek. tabi ki bunlar artırılabilir vaadler ve herbirinin ortak özelliği asla söylenmeyecek olmaları. Daha önce bir kaç farklı partinin yerel seçimlerde seçim bürolarında bulundum ziyaretler sebebiyle, hepsinde ortak payda iktidara biz gelelim böylece malı biz götürelim idi, hiç kimse belediyenin nasıl daha iyi yönetileceğine kafa yormuyordu, bugün Ankarada yaşadığım X  belediyesinde örneğin hangi belediye hizmet birimine gitsem aynı memleketli aynı tip insanlar, ama büyük devlet kurumlarına gittiğimde oralarda da daire başkanları müdürler yani kurmaylar tek tip olmuş zamanla. Bu insanların hepsi işini doğru dürüst yaptığı için orada değil. Demekki biz en büyük hatayı seçimde neyi seçtiğimizi bilmeyerek yapan bir toplumuz, en azından ileride hükümetlere bakıp elim kırılsaydı da oy vermeseydim dememek için bir yol olmalı. Kim size daha çok para vereceğini söylüyorsa ondan öte kaçın.

(*) Örneğin %20 kurumlar vergisi ödeyen bir şirkete iki sene düzenli vergi ödediğinde 3. sene %10 vergi ödeyeceğini söylemek bugünkü vergi tahsilat oranlarını rekor düzeye çıkarır. bu da benim projem olarak kayıtlara geçsin.

5 comments

  1. amarat diyor ki:

    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/17941637.asp

    Özkan, Şükrü kızılot bizim blıgu mu takip ediyor ne dersin? :=)

    ” O halde şimdi de (örneğin 2012’de) sadece vergisini düzenli ödeyenlere SSK primlerinde olduğu gibi, “5 puanlık bir indirim” sağlanabilir.
    Bu da kamuoyu vicdanını rahatlatır…”

  2. Kadir diyor ki:

    Aman böyle bir fikri çalarlarsa çalsınlar, daha iyi :) Keşke diyesi geliyor insanın.

  3. özkan diyor ki:

    kadir çalmasınlar bu fikri

  4. amarat diyor ki:

    Özkan’ın yazdıklarına aynen katılıyorum. Vergi indirimi örneğine de katılıyor ve biraz detaylandırmak istetim. Örneğin SSK primlerini düzenli ödeyen firmalar %5 indirim almakta. Burada sürekli ödeme yapan ve bunu düzenli yapan firmalara devletin bahşettiği bir teşvik. Vergide ise Kurumlar Vergisi değil, bütün vergilerini, KDV, Muhtasar ve Geçici Vergilerini zamanında ödeyen firmalara 3. Seneye bakmadan hemen Kurumlar vergisinde indirim yapılmalı. Burada da Şu şekilde yapılabilir. Bütün bu vergilerini zamanında ödeyen firmalara kurumlar vergisi oranı %20 yerine her yıl %1 düşerek %15’e kadar düşürülebilir. Böylelikle bir sene düzenli ödeme yapan firma %19 kurumlar vergisi ödeyecekken ikinci yıl düzenli ödemelerini devam eden firma %18 bu şekilde %15’e kadar düşecek.
    Uygulanabilir bir yöntem mi?
    Kesinlikle evet.

E-posta adresiniz gösterilmeyecek. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

*