Dublörün Dilemması, bir Murat Menteş eseri

Dublörün Dilemması isimli Murat Menteş eserini bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine aldım. Kendisi sürekli olarak dünyada keşke İbrahim kurban gibi bir arkadaşım olsa diye söylüyordu. Açıkçası günümüzde, özellikle büyük şehirlerde insanların gerçek dostluklar ve arkadaşlıklar kurması çok zorlaştı. Görmek isteyip göremediğimiz o kadar çok kişi varken görmek istemediklerimizi neden görme ihtiyacında olalım diye düşünmeden edemiyor günümüz insanı.

Hâl böyle olunca o görmek isteyip de göremediğimiz kişilerden bütün zorlukları bertaraf edip görebildiklerimiz belki de gerçek dostlarımız oluyor. Diğerlerini ise biz kendimiz dost olarak görüp kendimizi kandırıyoruz.

Kitaba gelecek olursak, Nuh Tufan ve O’nun arkadaşı İbrahim Kurban’ın aralarındaki arkadaşlık ilişkileri ve ortaya çıkan Ferruh Ferman’ın etrafında dönen, e tabii bir eserde kadın olmazsa olmaz, bir kurguyu paylaşmış bizlerle Murat Menteş.

Açıkçası kitabı okuyunca etrafınızda İbrahim Kurban gibi bir arkadaşınızın var olup olmadığını sorgulama eğilimine giriyorsunuz fakat önce kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor. Ben Nuh Tufan gibi olabildim mi? Herkesin İbrahim Kurban gibi bir arkadaşı olabilir, tâ ki kendisi Nuh Tufan oluncaya dek.

Daha önce bu blogda anna ve bilin ki eserlerini paylaştığımız Tarık Tufan’ın bu kitaptaki Nuh Tufan olduğunu, en azından kendi eserinde arkadaşının soyadını kullanmış olduğunu düşünüyorum. Tıpkı benim yüksek lisans tezinde uygulama bölümünde farazi olarak işlem yaptığım şirket ortaklarını üniversitedeki arkadaşlarımdan oluşturmam gibi.

Kitabı okumanızı ısrarla öneriyorum.  Kitap o kadar sürükleyici ki nasıl bittiğini anlamıyorsunuz bile. Açıkçası ben daha da heyecanlı olsun ve bu güzel kitap bu kadar çabuk bitmesin diye farklı bir yol denedim ve kitabın son bölümüne girerken kitaba 1 ay ara verdim. Sonra dayanamayıp kitabı hemen okumaya devam ettim.

Kitapta yer alan ve Onur arkadaşımızın da sırf bu bölüm için alıp okuduğum bölümü de aşağıda paylaşayım.

“boğaziçi köprüsü’nden kopan taksi etiler’e doğru yol alırken, radyoda orhan gencebay’ın hayat kavgası şarkısı çalmaya başladı. ibrahim kurban’ların evinin önüne geldiğimizde şarkı henüz bitmemişti. şoföre parayı saydım, fakat arabadan inmedik. şoför, soru soran gözlerle suratımıza bakıyordu. işaret parmağımı dudaklarıma götürerek, “hışşşş” dedim. şarkı bitti. biz taksinin arka kapılarını aynı anda açıp dışarı çıkarken, ibrahim kurban başını içeri uzatarak durumu şoföre açıkladı: orhan gencebay çalarken arabadan inilmez kaptan.” *


entelektüel

Edebiyatı sever, şiir dinlemeyi sever, liberal ve politik bir kişidir.

3 comments

  1. Özkan diyor ki:

    uzun zaman önce alayım diyip unutmuştum, sayende tekrar aklıma geldi bu kitap.

  2. […] Dublörün Dilemması, bir Murat Menteş eseri […]

  3. Erman diyor ki:

    Bir solukta okunmaması gereken bir kitaptır, tadı damağınızda kalabilir :)

E-posta adresiniz gösterilmeyecek. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

*