Posts Tagged ‘entelektüel’
Siyaset - Perşembe, Ocak 28, 2010 9:58 - 0 Comments
Aydın-Halk Çatışması
Ecnebiler yazılara kelimeleri tartışarak girişmeyi seviyorlar. Foucault’un kelimeler (örn: parrhesia) üzerindeki arkeolojik kazı denemelerini saygıyla anmakla beraber şu anda aydın kelimesinin geçmişini deşecek donanıma sahip değilim. Ama sevmiyorum bu kelimeyi. Kelimelerle sevgi-nefret ilişkisi kurulması da bizim memlekete has bir hoşluk olsa gerek. Aydın kelimesiyle ilgili sorunumun temelinde kökten-kemalistler tarafından kelimenin içinin boşaltılmış olması var. Diğer yandan benim de çok tehlikeli bulduğum yarı-aydınları tanımlayan “gerçek” bir kelimenin türetilmemiş olması kelimeyi çoklu kullanıma sokarak üzerindeki şüphelerimi artırıyor. Haliyle aydın tanımı içinde kendilerine yer bulan pek çok insan bu vasfa hak etmeksizin sahip oluyorlar. Aydınla yarı-aydını birbirinden ayırt etmek için bir kelime türetilip yayılmadıkça aydın kelimesinin olumsuz tınısı devam edecektir. Münevver kelimesine geri dönüş de garibime gider. Bunun da çeşitli sebepleri var. Bir kere münevverin kökenlendiği “nur” kelimesinin kazandığı anlamlar farklı bir yöne işaret ediyor. Açıkçası münevver kelimesi günümüzde daha ziyade dinsel hassasiyeti olan kesimin kendi aydınları için kullandığı bir kelime gibi geliyor kulağa. Oysa kelimenin entelektüel kelimesine bir karşılık aranırken kullanıma girdiği on dokuzuncu yüzyılda Batı yanlısı entelektüelleri karşılamaktaydı. Münevver kelimesinin hoşluğu “dişi” bir kelime olması ve böylelikle benim zihnimde entelektüele kadınsı bir hava katması. Bu yazıda “aydın” kelimesi yerine hem kullananı daha entelektüel gösteren hem de daha az suya sabuna dokunan “entelektüel” kelimesini ikame ederek yukarıda bahsetmeye çalıştığım sakıncalardan kaçınmaya çalışacağım. Eh pek tabi entelektüel kelimesinin kullanımı da kullanan hakkında “frankofon” yargısı verilmesi tehlikesini barındırıyor. Bunlara göğüs gerebilirim sanırım. Entelektüel yazarken kast ettiğim şey: herhangi bir fikirsel temele sahip olup da bu fikirsel temele argüman sağlayacak bilgileri özellikle arayıp bularak donanım kazanan insanlar değil. Kast ettiğim bilgi birikimini herhangi bir ön-kabul olmaksızın sağladıktan sonra bilgilerini kategorize (tasnif) eden ve ulaştığı sonuçları fikirsel bir temele oturtan ya da kendi fikir bütününü ortaya koyan insanlar. İlla örnek vermek gerekirse Ziya Gökalp bir “aydın” Ahmet Hamdi Tanpınar ise “entelektüel” olarak konumlanıyor.
Gelelim “halk” kelimesine. Bu kelimenin konu başlığımız bağlamındaki kullanımı da acı verici esasında. Bu sorun da Türkçenin aynı anda birçok anlamı tek bir kelimeyle karşılamaktaki ısrarından kaynaklanıyor. Halkçılık ilkesinde övülen, göklere çıkarılan kelime, Aydın-Halk çatışması bağlamında kullanıldığında cühela bir sürüyü ifade ediyor. En azından elitist bir yazının konusu olduğu zaman bu ifadeye bürünüyor. Her ne kadar kimse elitist bir yazı yazmak için yazı makinesinin başına geçmese de… Sanırım elitizmin en büyük sorunu bu, kimse elitist olduğunu kabul etmek istemiyor, adını vermeden elitizm yapıyor. Halk kelimesi yerine bir başka kelime ikame etme arayışı ise maalesef boşa çıkacak. Zira dilimizde benim bildiğim ve bu yazıda kullanmak istediğim anlamı içeren bir kelime yok. Bu yüzden bu yazıya has bir öbek (terkip-tamlama) uydurup ne ifade etmeye çalıştığımı açıklamakla yetineceğim. Kullanacağım öbeği Aziz Nesin yüzde atmışı* olarak belirledim. Aziz Nesin yüzde atmışı için düşünce tembelleri güruhu da diyebiliriz aslında. Bilgiyi elde etmek için her türlü yolu, hatta düşünmeyi bile reddeden bu insanlar şifahen öğrendikleri fikirleri benimseyerek savunurlar. Böyle bir ayırım yapmadan tüm halkı entelektüel kesimle çatışıyor göstermek hoş olmaz. Ancak bu ifade “muhafazakâr demokrat” zihne uygun gelmeyecektir. Zira muhafazakâr demokrat dediğim düşünce yönelimi Aziz Nesin yüzde atmışı’nı bir oy deposu olarak görerek durumunun değişmesini istemez. Dolayısıyla da Aziz Nesin yüzde atmışı olma haline övgüler düzer. Bu övgülerin altında yatan sebep korkudur: Aziz Nesin yüzde atmışı olmaktan çıkarlar korkusu. Ancak bunu sadece muhafazakâr demokratların yaptıkları bir ayrımcılık olarak görmek de ikiyüzlülük olur. Yarı-aydın dediğimiz kesim de tam benzer söylemi hedefi değiştirerek yineler.
Entelektuel.com Takip Fasilitesi
- Yüksek Lisans Mezunlarının SMMM Stajında Hakkı Yeniyor
- Emeklilik yaş hadleri ve yaş sorunsalı
- Yetmez ama EVET
- Kara Kuvvetleri Komutanı Aranıyor
- Yetmez ama EVET
- Yüksek Lisans Mezunlarının SMMM Stajında Hakkı Yeniyor
- Emeklilik yaş hadleri ve yaş sorunsalı
- İstanbul depremi ve Tehlikenin farkında mısınız?
- Neden eti pahalı tüketiyoruz? Et ithalatı ve gümrük vergisi
- Şükrü KIZILOT isteğe bağlıların durumunu bilmiyor mu?
- Kara Kuvvetleri Komutanı Aranıyor
- Başbakan tehlikenin farkında mı?
- Kırıntı Bebek
- Genç asker kardeşim, rahatsız mısın?
- Yetmez ama EVET
- kadir en çok kafamı karıstıran şu hsyk atamaları.
bunla ilgili düşünce...
- Merhaba Hakan,
Bunu Gürcistan'da bir muhasebeci yazdı. Adı da yazının al...
- Bu konuda kesinlikler haklısınız. Aynı şekilde mağdurlardan biriyim. 1 yı...
- Kardeş biraz fazla abartmışın. Muhasebe kısmı belki dediğin gibi olabilir...
- nörolojik temelli bir akıl hastalığı ifadesi kullanan arkadaşa söylemek i...
- Kadir normalde belgeyi aldıktan sonra ben de bir daha bakmazdım heralde kanuna...
- Özkan, açıkçası belgeyi aldıktan sonra 3568 ile pek ilgilenemedim. Ymm ola...
- son cümlede 60 yerine 65 olacaktı :)...